5 Temmuz 2015 Pazar

Affetmek, hataları hatırlamamayı seçip geri dönmek gibi algılansa da, doğrusu, her şeyi geride bırakıp geçmişinle vedalaşmaktır aslında.

‘Affetmek bir insanın size geçmişte yaptıkları artık asla yapamayacağına dair duyduğunuz güvendir’ diye okumuştum bir kitapta. Geçmişimizle hesaplaşmamızın bitmemesinin bir sebebi de yaşadığımız güven kaybı.. Bitti artık dediğimiz noktada başlaması gerçek üzüntülerimizin.. Daha fazlasına katlanamam dediğimiz anda büyümesi acının şiddetinin.. Geleceğin kaygılarına kazıması geçmişin izlerini.. Geçmişin geçmişte kalmasına izin vermemesi..

Hep bir korku.. Yaşadıklarımı hazmedememekten ziyade unutmak istediklerimi  zorla hatırlatması güvenimi yerle bir etti.. Belki de bu yüzden aklıma gelen her görüntüde bir şeylerin sızlaması içimde..

Yakıştıramıyorum böyle bir sonu bize.. Bu kadar zarar ziyanı anlamlandıramıyorum. Canımı bu denli yakabilmesini almıyor aklım.. Yaşadığım haksızlığın hakkını tüketiyorum. Affediyorum diyemedikçe içime hapsediyorum..

Affetmenin ne kadar  yüce bir duygu olduğunu biliyorum.. Ölüm var bu hayatta, geri dönememek, telafi edememek.. Affedemedikçe bu duygunun benimle yaşayacağının farkındayım.. Tek kurtuluşun, rahatlamanın ve geride bırakmanın bundan geçtiğini biliyorum.. Ama yapamıyorum.. Olmuyor işte.. Affedemiyorum.

Laluşka
05.07.2015

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.